Mükemmel İlişki Mümkün mü?

İlişkiler de ve evlilikler de iki tarafında temel ihtiyaçları vardır. Bunlar; sevmek, sevilmek, değer vermek, değer görmek, romantizm, doğru iletişim, doğru cinsellik diye çoğaltılabilir. Bunlar dahilinde kişiler tartışmasız mutlu huzurlu bir birliktelik isterler. Peki, sizce bu mümkün mü? İlişkinizi başkalarının ilişkileriyle kıyaslamayın! Genelde bu birçok çiftin yaptığı bir hatadır. ‘’Bak, Ahmet karısına araba almış, evlilik yıldönümünde de Paris’e götürmüş, sende anca her akşam gel ne pişirdin diye sor!!’’ gibi.. Her ilişkide şartlar ve koşullar aynı değildir, kişiler ve karakterlerin aynı olmadığı gibi. İlişkinizi başka ilişkilerle kıyaslamak yerine, ilişkinizi kendi içinde kıyaslayın. Mesela, 2 sene önce ilişkimiz nasıldı bugün nasıl? gibi.. 
Ortak ilgi alanları bulun. Kaliteli zaman ilişkinin olmazsa olmaz ihtiyaçlarından biridir. Önemli olan beraber geçirilen zaman değil, zamanın niteliğidir. İkinizin de keyif aldığı aktiviteler elbet vardır, bunları keşfedin. İletişiminizin arttığını ve daha keyifli zaman geçirdiğinizi farkına varacaksınız.
Partnerinizle sıkıntılarınızı paylaşın. Bazen karşımızda bir kahin varmış gibi davranıyoruz öyle değil mi? Bir şeyden dolayı ona kırılıyoruz ya da kızıyoruz sonra somurtup oturuyoruz. İstiyoruz ki biz söylemeden o neye kırılıp kızdığımızı anlasın ve gönlümüzü alsın. Bu ne yazık ki mümkün değil. Neye kırılıp kızdığınızı söylediğinizde partneriniz sizi hem daha kolay anlayacak hem de aynı hatayı yapmaktan kaçınacaktır. 
Hissettiğiniz ve düşündüğünüz her şeyi partnerinizle paylaşın. Bastırılan duygular asla unutulmaz ve partnerinize karşı derinden bir öfke duymanıza sebep olur. O yüzden o an ona bir şey söylemek istiyorsanız mutlaka söyleyin. İçselleştirilen duygu ve düşünceler yıllar geçtikçe içinizde daha da büyük bir yer edinebilir.
İlişkinizi daima saygı çerçevesinde devam ettirin. Partnerinizin fikirlerine ve tercihlerine önem verin. Daima onunla aynı fikirde olmanız mümkün değil. Ama ona bu fikir ayrılıklarına rağmen saygı gösterdiğinizi ve sevdiğinizi hissettirin.
Partnerinize eski ilişkilerini sormaktan vazgeçin! Bunu yaparsanız zaman içerisinde kendinizi ister istemez bir kıyas içinde bulabilirsiniz.
İlişkilerinize kesinlikle 3. kişileri dahil etmeyin! Anne, baba, yakın arkadaş, kardeş yani hiç kimse! Problemlerinizi kendi aranızda çözün.
Cinsel ilişkinize önem verin! Cinsellik yaşamımızı sürdürebilmek için en temel ihtiyaçlarımızdan biri. Cinselliği konuşmaktan çekinmeyin. Sevdiğiniz ya da sevmediğiniz pozisyonları, ya da cinsellikle ilgili yaşadığınız problemleri mutlaka partnerinizle paylaşın. Çözüm bulamadığınız problemleriniz için uzmandan yardım almaktan kaçınmayın. Çünkü kötü bir cinsel ilişki, hem sizi hem partnerinizi oldukça olumsuz yönde etkileyecektir.
Kendinize özen gösterin. Beni böyle sev seveceksen gibi bir şey çok da söz konusu değil. Öz bakımınıza özen gösterin, giyiminize kuşamınıza, davranımlarınıza, sözlerinize. 
Onsuz yaşayamam, ona ihtiyacım var gibi düşüncelerinizi yıkın. O olmasa da yaşayabileceğinizi ve ayakta durabileceğinizi kabullenin.
Son olarak mükemmel ilişki tabi ki mümkün değil. Her ilişkinin inişleri ve çıkışları olur. Önemli olan bu iniş ve çıkışlarda ki tutum ve davranışlarınızdır. Daha iyisini bulabilirim daha iyi bir ilişki yaşayabilirim düşüncesi yerine içinde bulunduğunuz ilişkide tatmin olabileceğiniz şeyler yaratmayı deneyin. Yukarı da anlattığım maddeleri ilişkinize geçirdiğiniz zaman mükemmel olmasa da oldukça sağlıklı ve mutlu bir ilişki yaşadığınızı göreceksiniz.
Instagram/psk.gulcinkeskin

Sevişme Sanatı

Hepimiz biliyoruz ki cinsellik bizim hayatımız da oldukça önemli bir yer kaplıyor. Bu kadın ya da erkek fark etmiyor. Ama kadınlar bunu konuşmaya ve yaşamaya utandıkları için çoğu zaman bunun öneminden hiç bahsetmiyor. Cinsel hayatı olan herkes doğru ya da yanlış bir şekilde sevişiyor. Ama bunu yaparken sadece görev bilinciyle mi yapıyor yoksa hazza mı odaklanıyor orası meçhul. Zaten çoğu cinsel işlev bozukluğunun sebebi de bu. Sevişiyoruz ama ne kadar doğru? Sevişirken yaptığımız hatalardan ve aslında yapmamız gerekenlerden bahsetmek istiyorum.
Sonuca değil an’a odaklan! Sevişirken o an yaşadığın haz dışında hiç bir şeye odaklanmanı istemiyorum. O an performansa ya da nasıl göründüğüne odaklanma. Bu sende cinsel sorunlara yol açabilir. Sevişmek bir sanattır, onu sadece bedeninde değil ruhunda da yaşamalısın. Sen sadece hazza odaklanırsan sonucunda iyi olacağından emin olabilirsin.
Ön sevişme önemli. Sevişmek sadece cinsel birleşme demek değildir. Bu bir hazır oluşluk ister. Hem kadının hem erkeğin cinsel birleşmeye hazır olması ve iyi bir orgazm yaşaması için ön sevişme şart. Birbirinizin haz bölgelerini keşfedin, birbirinize dokunmaktan kaçınmayın, masaj yapın ve erotik olmayan hiçbir konuşmayı sevişmenize dahil etmeyin. Zihniniz ve bedeniniz sadece hazza odaklansın.
Heyecanınızı kaybetmeyin ve cinselliğinizi monotonlaştırmayın. Sürekli olarak aynı şeyleri yapmak bir süre sonra size zevk vermemeye başlayacak. Cinselliğinize renk katın. Aşk oyunları oynayın, farklı pozisyonlar ve farklı mekanlar deneyin. Cinsellik ömür boyu sürecek bir ihtiyaç, dolayısıyla ona karşı hissettiğiniz heyecanı kaybetmek ilişkinizi de olumsuz etkileyecek.
İkinizde sevişmek istediğinde sevişin. Cinsellik tek başına yaşanan bir eylem değildir o yüzden her iki tarafında bunu istediğinden emin olun. Her ikinizin de bunu reddetme hakkı var. İstemediğiniz bir şeyi yaşamak size zevk vermez aksine ondan soğumanıza neden olabilir.
Dürüst olun. Orgazm olmadığınızda olmuş gibi yapmayın ya da istemediğiniz bir pozisyonu sevmiş gibi yapmayın. Partneriniz bunu bilmediği için sizden sürekli aynı şeyi talep ederse sizi seksten soğutabilir.
Partnerinizle iletişiminiz iyi olsun. İyi bir iletişim yoksa iyi bir cinsellikte olmayacak. Partnerinizle aranızdaki kötü iletişim sevişmenize de olumsuz şekilde yansıyacaktır.
Geribildirim alın. O senin partnerin eğer bir ömür boyu onunla sevişmeyi düşünüyorsan onunla yaşadığın şeyin ne kadar haz verdiğini ya da vermediğini ona söylemelisin. Bilmezse bunu değiştiremez ya da devam ettiremez öyle değil mi?
Çıplak ol. Bu sadece bedensel bir çıplaklık değil elbette. İş hayatında, sosyal hayatında ya da herhangi bir alanda yaşadığın bütün olumsuz duygular yatağa girerken kapının dışında kalsın. Yoksa o cinsellikten zevk alamazsın.